Sırlar yoktur

Kasım 8th, 2013

“Hayat

Burcu Güneştutar

Ekim 31st, 2013

Burcu Güneştutar (d. 15 Ağustos, 1980, İsviçre) Türk televizyon, tiyatro oyuncusu ve seslendirme sanatçısı.

Tiyatro

  • Kobay:Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu

Televizyon

Program

  • Tamam Anne-Samanyolu TV 1. Sezon’da sunuculuğu yaptı

Rol aldığı diziler

  • Çatı Katı-Kanal 1
  • Aile Bağları-TRT 13 bölüm

Çizgi Film Seslendirmeleri

  • Cedric çizgi dizinde Cedric karakteri
  • Beyblade animesinde Max’ı seslendirdi.
  • Tutenstein adlı çizgi filmde Tutenstein’ı
  • My Little Pony: Arkadaşlık Sihirlidir adlı çizgi filmde Applejack’ı
  • Sünger Bob’da Kralın kızı Mindy’i seslendirdi
  • Fineas ve Förb adlı çizgi filmde Fineas’ı seslendirdi
  • Scooby Doo’nun 13 Hayaleti adlı çizgi dizi de Flim Flam’i seslendirdi.

Yerli ve Yabancı Dizi Seslendirmeleri

  • Vahşi Güzel ve Kaçak Kız dizilerinde Natalia Oreiro’yu
  • Pecadora adlı pembe dizide Samantha’yı
  • Sabrina’da Melissa Joan Hart’ı
  • Rubi adlı pembe dizide Rubi’yi
  • Zack’in Dosyaları Gwen’i
  • Kanal D’de yayınlanan Elveda Derken dizisinde

Seda Güven’i(Eda’yı) seslendirdi.

Yabancı Film Seslendirmeleri

  • Star Tv’de yayınlanan Underworld(Karanlıklar Ülkesi) filminde Kate Beckinsale’i
  • Kanaltürk’de yayınlanan İhtiras filminde Isabelle Adjani’yi
  • Star Tv’de yayınlanan Scooby Doo 2 filminde bayan muhabiri
  • Spider Man 2 ve 3(Örümcek Adam)Vcd ce Dvd’de,

Kanal D’de yayınlanan Spider Man 1 ve 2′de, Wimbledon ve Vampirle Görüşme filmlerinde Kirsten Dunst’ı

  • Star Tv’de yayınlanan Ekip 49 filminde Jacinda Barrett’ı
  • Günahkar filminin Vcd’sinde Julia Russle’in kardeşi Emily’i
  • Cruel Intentions filminde Mellissa Yvonne Levis’ı
  • Motives filminin Vcd’sinde Golden Brooks’u
  • The Ring 1(Halka 1) filminin Vcd’sinde Amber Tamblyn’ı(Katie Embry)
  • Acemi Prenses 2 filminin Vcd’sinde Anne Hathaway’i(Mia)
  • Kanaltürk’de yayınlanan Duygu Suçları filminde Fairuza Balk’ı
  • Digitürk Hallmark Channel’da yayınlanan

Mcleod Daughters(Mcleod’un Kızları) dizisinde Bridie Carter’ı

  • TNT’de yayınlanan Ransom(Fidye) filminde Lili Taylor’ı
  • Kanaltürk’de yayınlanan Julia filminde Jane Fonda’yı
  • The Girl Next Door(Komşu Kızı) filminin Vcd ve Dvd’sinde Elisha Cuthbert’i
  • Reing Over Me(Hayatı Yakala) Vcd’de Liv Tyler’ı(Angela Oakhurst)
  • Başka Hatunlarla Muhabbetler filminde Helena Bonham Carter’ı
  • Match Point(Maç Sayısı),

Scoop ve Evde Tek Başına 3 filmlerinde Scarlett Johansson’ı

  • Kanal D’de yayınlanan Georgia Rules

(Büyükanne Kuralları) filminde Lindsay Lohan’ı seslendirdi

Tanıtım ve Belgesel Seslendirmeleri

  • Maxi TV tanıtım seslendirmesi
  • Digitürk’de Fox Life belgesellerini seslendirdi.

Bulut Kız (roman)

Ekim 31st, 2013

Bulut Kız, ABD’li yazar Kate Braverman’ın bir romanıdır. Özgün adı Lithium for Medea olan roman, Cumhur Orancı tarafından çevrilmiş ve İstiklal Kitabevi tarafından 2006 yılında yayımlanmıştır.

Bulut kız, uyuşturucu maddelere, fiziksel aşka ve parçalanmış bir aileye olan bağımlılığın, anne-kız ilişkisinin, anneler ve kızlar arasındaki aşk ve nefretin, birbirini bilinçsizce taklidin hikâyesidir. Rose, duygusal açıdan sorunlu ve narsis eğilimli annesi tarafından büyütülürken, babası zamanının büyük bir bölümünü at yarışı oynayarak, karısının “dırdır”ından uzak durmak için evinin bahçesinde oyalanarak geçirir. Rose genç bir kadın olarak birbiri peşi sıra sevgisiz ilişkiler yaşar. Felsefeden başka bir şey düşünmeyen bir adamla yaptığı kısa ve mutsuz bir evliliğin ardından ben-merkezli, bir uyuşturucu madde bağımlısı ressamla uzun yıllar sürecek tehlikeli bir ilişkiye girer.

Bulut Kız, altmışlı yılların sonlarında Amerika’nın batı yakasındaki ücra bir tatil kasabasında geçen bir kişilik arayışının romanıdır.

Ailevi Akdeniz Ateşi

Ekim 30th, 2013

Ailevi Akdeniz Ateşi (İngilizce: Familial Mediterranean Fever, FMF), veya Ermeni Hastalığı[1][2], sıklıkla Ermeni, Yahudi, Türk, ve Orta Doğu Arap toplumlarında görülen irsi ateşli hastalıktır[1]. Ailevi Akdeniz Ateşi, tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı ve eklem ağrısı nöbetleri yapan bir hastalıktır. Nöbetler genellikle 24-48 saat sürer. Hastalarda nöbetler dışında hiçbir belirti yoktur.

Özellikleri

Ailevi Akdeniz Ateşinin adından da anlaşılabileceği gibi 3 temel özelliği vardır;

  1. Ailesel geçiş: Hastalığın ortaya çıkması için anne ve babanın taşıyıcı ya da hasta olması gerekir.
  2. Sıklıkla Akdeniz Bölgesi ve civarında görülmesi (Karadeniz Bölgesi de dahil)
  3. Ateş nöbetleri yapması: Ateş nöbetlerine karın ağrısı, eklem ağrısı veya göğüs ağrısı eşlik eder. Karın ağrısı, akut apandisit ile karışabilir ve çok şiddetli olabilir. Bu hastaların bir kısmı akut apandisit tanısı ile ameliyat edilmişlerdir ancak karın ağrıları geçmemiştir.

Hastalık uzun dönemde amiloidoz denen başka bir hastalığa yol açabilir. Amiloidozda vücutta değişik organlarda “amiloid” denilen madde birikir, bunun sonucu kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, bilinç kaybı, felç gibi sorunlar ortaya çıkar.

Nedenleri

Taşıyıcı anne ve babadan %25 olasılıkla FMF hastası çıkabilir.

Ailevi akdeniz ateşi kalıtsal bir hastalıktır. 1992 yılında hastalığa yol açan gen bulunmuştur. Bu gen MEFV(pyrin) genidir[3]. Hastalıkla ilişkili genetik bozukluklar 1997 yılında gösterilebilmiştir. Bu gen hastalığın oluşmasında %98 etkilidir. Diğer etken olan gen ya da genler henüz bilinmemektedir.

Türkiye’de bu hastalığa sebep olan genetik bozukluğu her 6 kişiden biri taşımaktadır. Ve her 1000 kişiden 1-3′ü FMF hastasıdır. Bu nedenle hastalığın sık görüldüğü bölgelerde evlenmeden önce genetik test yapılması ve genetik danışma alınması zorunludur. Ayrıca diğer bölgelerde yaşayanlara da önerilmektedir.

Tanı

Nöbetler sırasında kan lökosit sayımı ve CRP yükselebilir, ancak nöbet esnasında alınan kanda fibrinojen seviyesinin yükselmesi daha özgül bir bulgudur. Kesin tanı genetik inceleme ile mümkündür ve çok yaygın olarak birçok üniversitede ve genetik tanı merkezinde yapılmaktadır. Hastanın nöbetler sırasında ve nöbet dışı zamanlarda muayene edilmesi ve bazı laboratuvar incelemeleri ile tanı genetik inceleme olmadan da kolaylıkla konur. Ancak hem genetik danışma açısından hem de hastalık tanısının kesinleşmesi bakımından genetik test önerilir.

Ailevi Akdeniz ateşi tanısı her şeyden önce yukarıda tanımlanan iltihabi atakların varlığına, yani klinik bulgulara dayanarak konur.

1. Tekrarlayan ataklar Hastaların tekrarlayan hastalık belirtilerini tanımlaması tanı için en önemli bulgudur. Benzer belirtilere neden olabilecek hastalıkların da ayırt edilmesi gereklidir. Hasta ilk atak sırasında görülmüşse, hastalığın tekrarlayıcı niteliğinin görülmesi amacıyla takibe alınması yararlı olacaktır.

2. Kan testleri Hasta eğer atak sırasında görülmüşse, atağa eşlik eden iltihap bulgularının varlığı (ateş, kanda beyaz kürelerin (lökosit) sayısının artması, eritrositlerin sedimentasyon (çökelme) hızının artması, fibrinojen ve CRP’nin yükselmesi) ve bu testlerin atak sonlanınca normal değerlere inmesi tanıya yardımcı olur. Bu testlerin pozitif bulunmasının ailevi Akdeniz ateşine özgü olmadığı, sadece vücutta iltihabi bir reaksiyonun varlığına işaret ettiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla başka bir iltihabi hastalıkta (örneğin akut apandisit, bakterilere bağlı enfeksiyonlar, vb) da yüksek çıkabilirler.

3. Aile öyküsü Hastaların yaklaşık yarısında ailede benzer şikayetleri olan akrabaların olması tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur. Bununla beraber, ailevi Akdeniz ateşinin çekinik geçen bir kalıtsal bir hastalık olması nedeniyle, ailede başka bir hastanın olmaması da şaşırtıcı olmaz.

4. Amiloidoz Hastada ikincil amiloidozun varlığı da tanıyı kuvvetle destekler.

5. Kolşisin tedavisine yanıt Ailevi Akdeniz ateşi olduğu düşünülen hastalarda yeterli dozda kolşisin verildikten sonra atakların hiç tekrarlamaması ya da atak sıklığının ve şiddetinin belirgin olarak azalması tanıyı destekler.

6. Genetik testler Günümüzde ailevi Akdeniz ateşi ile ilişkili olan MEFV geninde hastalığa neden olabilen mutasyonların taraması da yapılabilmektedir. Bununla beraber, hastalıkla ilişkili olduğu gösterilen mutasyonların sayısı oldukça fazladır ve yaygın olarak kullanılan laboratuvar yöntemleri ile bunların tamamını taramak mümkün olmamaktadır. Bugün için bilinen mutasyonlar klinik olarak ailevi Akdeniz ateşi tanısı konan hastaların ancak %60-80’inde pozitif bulunmaktadır. Öte yandan ülkemizde taşıyıcılık oranı da oldukça fazladır (yaklaşık %10-20) ve herhangi bir şikayeti olmayan insanlarda hastalıkla ilişkili bir mutasyon bulma olasılığı da yüksektir. Ayrıca klinik bulgularla ailevi Akdeniz ateşi hastalığı tanısı konan hastaların yaklaşık %5-15’inde MEFV geninde hiç mutasyon bulunamayabilir. Yorumlama güçlükleri nedeniyle, belirli merkezler dışında genetik yöntemlerin “tanı amaçlı” olarak kullanılması önerilmemektedir.

Ayrıca, 11 Şubat 2011 tarihinde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde 80 hasta ile yapılan kontrollü çalışmaya göre sağ alt kadranda hassasiyet, dışkılama bozuklukları ve diz ağrısı olan hastaların %50′sinde MEFV geninde heterozigot mutasyon olduğu tespit edilmiştir.[kaynak belirtilmeli]

Tedavi

Ailevi Akdeniz ateşi tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bu tedavi, hastalığın genetik bir hastalık olması nedeniyle, hastalığın tamamen ortadan kalkması (şifa) şeklinde bir tedavi değildir. Hastalığın oluşturduğu bozuklukları ortadan kaldırmaya yöneliktir ve bu amaçla kolşisin ilacı kullanılmaktadır. Kolşisin, çiğdem (Colchicum autumnale) bitkisinden elde edilmektedir ve ülkemizde “Colchicum-Dispert®” ve “Kolsin®” isimleriyle satılmaktadır (0.5 mg draje). İltihabı baskılayıcı özellikleri nedeniyle gut ve Behçet hastalığı gibi başka hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.

Ailevi Akdeniz ateşi tedavisinde kolşisin 2 önemli amaçla kullanılır:

  • Atakların engellenmesi veya hafifletilmesi

Düzenli olarak kolşisin kullanan hastalarda ataklar ya hiç tekrarlamaz ya da daha öncekilere oranla çok daha seyrek gelir ve hafif geçerler. Sadece atak döneminde kullanılmasının bir yararı yoktur ve bu şekilde başlamış olan atağı geçirici bir etki sağlamaz. Etkinliği ilacın düzenli kullanımına bağlıdır ve ataklardan “koruyucu” bir etkinliktir.

  • Amiloidoz gelişiminin engellenmesi

Kolşisin düzenli ve yeterli dozda kullanıldığında amiloidoz gelişimini engeller. Hatta, amiloidoz gelişmiş hastalarda, idrarla protein kaybı ve böbrek yetersizliği belirtilerinde bir miktar düzelme bile sağlayabilir.

Alınması gereken kolşisin dozu hastanın kilosuna göre farklılık göstermekle beraber, bir erişkinin günde 1.5 mg veya üzerinde olması önerilmektedir. Daha düşük dozların atakların tekrarlamasını engellese bile, amiloidoz gelişimini engellemediği düşünülmektedir. İlaç günde bölünmüş iki veya ya da üç doz halinde alınabilir. Doz aksamalarının atakların tekrarlamasına neden olabildiği bilinmektedir.

Kaynakça

  1. ^ a b Warrell, David A.; Cox, Timothy M.; Firth, John D.; Benz, Edward J. (2005) (İngiliz). Oxford Textbook of Medicine. Oxford University Press. ss. 159. ISBN 0-19-856978-5, ISBN 978-0-19-856978-7. http://books.google.com/books?id=hL1NKQJlY1IC&pg=PA159. “The disorder is also known as recurrent polyserositis, periodic disease, Armenian disease. 
  2. ^ Society for Epidemiologic Research (U.S.) (1986). Nathanson, Neal; Gordis, Leon. ed (İngiliz). Epidemiologic Reviews. Johns Hopkins University Press. ss. 115. ISBN 0-19-856978-5, ISBN 978-0-19-856978-7. http://books.google.com/books?id=Mt81AAAAIAAJ&q=Armenian+disease&pgis=1. “Paroxysmal polyserositis or Armenian disease 
  3. ^ [1]

Ayrıca Bakınız

  • Genetik hastalık
  • Genetik tanı merkezi